Territorial Jurisdiction and Statute of Limitations as Grounds for Refusal of Extradition under Turkish Law

Extradition
🇹🇷Turkey🇬🇷Greece
Denied
Share this case
Court
Turkish Court of Cassation (Yargıtay), 9th Criminal Chamber
Decision date
23/01/2013
Decision number
E. 2012/10020, K. 2013/1180
Main ground
Absence of the individual from the national territory
Extradition type
Extradition
Language
Turkish
Keywords / Topics
Serious indications of a crimeFair trialExtradition documentsPrinciple of legalityJurisdiction / territoriality grounds
🇬🇧 Summary
The case concerned an extradition request submitted by Greece against a Ukrainian national convicted of migrant smuggling.Greek judicial authorities alleged that the requested person transported ten Iraqi nationals from İstanbul toward Greece in June 2001. The Greek Chalkida Three-Member Criminal Court sentenced the requested person to:- 9 years and 1 month imprisonment;- a substantial monetary fine.Greek authorities subsequently initiated extradition proceedings for enforcement of the sentence.The Bakırköy 3rd Heavy Penal Court found the extradition request admissible.The Turkish Court of Cassation quashed the judgment. The Court first provided a broad doctrinal explanation of extradition law under:- the Turkish Constitution;- the European Convention on Extradition;- Turkish Criminal Code Article 18.The Court emphasized that extradition must be refused where:- the offence falls within Turkish territorial jurisdiction;- or prosecution is time-barred.Applying Article 8 of the Turkish Criminal Code, the Court held that the alleged migrant-smuggling offence was deemed partially committed in Türkiye because the migrants were allegedly transported from İstanbul toward Greece.The Court further held that:- the alleged conduct constituted an offence under Turkish law at the relevant time;- the applicable Turkish limitation period had expired.The Court therefore concluded that extradition was legally impermissible under:- Article 7(1) ECE;- Article 10 ECE;- Article 18(1)(d-e) TCK.The Court additionally identified several procedural deficiencies, including:- absence of adequate identification materials;- failure to provide the requested person with the right of final statement;- insufficient reasoning in the judgment.The extradition admissibility judgment was quashed and the requested person was ordered released.
Cite this case
Need to reference this case in a brief, article or submission?
Territorial Jurisdiction and Statute of Limitations as Grounds for Refusal of Extradition under Turkish Law, Turkish Court of Cassation (Yargıtay), 9th Criminal Chamber, 23 January 2013, No E. 2012/10020, K. 2013/1180, in Extradition Hub, http://www.extraditionhub.com/case-law/territorial-jurisdiction-statute-of-limitations-as-grounds-for-refusal-turkey-greece-1-2013
Legislation
- Turkish Constitution (Article 38)
- Turkish Criminal Code (Law No. 5237) (Article 8, Article 9, Article 18(1)(d-e), Article 18(4-5),
- Former Turkish Criminal Code (Law No. 765) (Article 102(4)
- Passport Law No. 5682 (Article 36)
- European Convention on Extradition (Article 7(1), Article 10, Article 12)
- Turkish Criminal Procedure Code (Articles 216(3), 232(1), 232(2)(d), 232(3))
ECHR References
Although not expressly cited, the decision strongly implicates:
- fair-trial guarantees;
- procedural defence rights;
- legality principles.
Academic Commentary
External commentary
Academic commentary available
↗ Read
Full Text

9. Ceza Dairesi 2012/10020 E. , 2013/1180 K.

“İçtihat Metni”
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Göçmen kaçakçılığı
Hüküm: TCK’nın 18/4-5. maddeleri uyarınca geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Geri verilmesi talep edilen Ukrayna vatandaşı …’in göçmen kaçakçılığı suçundan Yunanistan ülkesinin Chalkida Üç Üyeli Sulh Ceza Mahkemesinin 03.09.2001 tarihli kararı ile toplam 9 yıl 1 ay hapis ve 14.200.000 Drahmi para cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu bu karar yasal yola başvurulmadığından bahisle kesinleştirilerek, ilgilinin uluslararası seviyede arandığı ve cezasının infazı amacıyla iadesi için işlemler başlatıldığı, bu kapsamda Ülkemizin de taraf olduğu Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin (SİDAS) 12. maddesi uyarınca iade ile ilgili talepte bulunulması üzerine Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesince geri verilmesi talep edilene isnad edilen suçun iade edilebilir suçlardan olduğuna karar verildiği anlaşılmakla;
Geri verme; ceza hukuku bağlamında milletlerarası adli yardım kurumu olup, bir devletin (talep edilen devlet) ülkesinde bulunan bir bireyi, kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın infazı için diğer bir devlete (talep eden devlet) teslim etmesine olanak veren hukuki ve siyasi bir işlemdir. Mevzuatımızda geri vermeye ilişkin kaynaklar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinin son fıkrası, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS), bu sözleşmeye ek 2. protokol, değişik ülkelerle yapılmış ikili sözleşmeler ile uyuşturucu maddeler, kara para aklama, sınır aşan örgütlü suçlar, yolsuzluk ve terörizmle mücadele bağlamında uluslararası kuruluşlar bünyesinde hazırlanan çok taraflı bazı sözleşmelerdeki geri vermeye dair hükümler ve geri vermeyi düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 18. maddesi oluşturmaktadır.

Görüldüğü üzere, geri verme kurumunu, iç hukuk ve milletlerarası hukuk normları birlikte düzenlemektedir. Anayasamızın 38/son maddesi Uluslararası Ceza Divanı’na taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, vatandaşın suç sebebiyle geri verilemeyeceği hükmünü getirirken, TCK’nın 18. maddesi hangi suçların geri vermeye konu teşkil etmeyeceğine, yetkili ve görevli mahkemeye, geçici tutuklamaya, geri vermede özellik kuralına ve geri vermeye nihai olarak karar verecek makama ilişkin hükümler içermektedir.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde suçluların iadesi belli şartlara tabi tutulmuştur. Bunlar; iadesi talep edilen kişinin Türk vatandaşı olmaması, talep eden ülke içinde işlemekle itham edildiği bir suç nedeniyle ceza kovuşturmasının başlamış olması veya kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunması, atılı fiilin ülkemiz Kanunlarına göre de suç oluşturması ve bu suçun iadeye konu olabilecek bir suç (SİDAŞ 2/1-2, Ek 2. Protokol 2, TCK 18/1-b maddeleri ile sınırlanan suçlardan) olması gerekmektedir.
Ayrıca TCK’da iadenin olumsuz şartları da belirlenmiş olup bu şartlar aynı Kanunun 18. maddesinde;
a) Türk kanunlarına göre suç değilse,
b) Düşünce suçu veya siyasî ya da askerî suç niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmişse,
d) Türkiye’nin yargılama yetkisine giren bir suç ise,
e) Zamanaşımına veya affa uğramış ise, geri verme talebi kabul edilmez, şeklinde düzenlenmiştir.

Bu şartlar gözönüne alındığında, suçta mülkilik prensibi uyarınca, ülkesinde suç işlenen devletin o kişiyi işlemiş olduğu suçtan dolayı yargılama hakkı vardır. Suç tamamen veya kısmen iade talep edilen ülkede işlenmiş ise yukarıda anılan sözleşmenin (SİDAS) 7/1. maddesi uyarınca kişiyi iade etmeyebilir. 5237 sayılı TCK’nın 18/1-d maddesi de Türkiye’nin yargılama yetkisine giren suçlarda geri verme talebinin kabul edilmeyeceğine amirdir. Burada suçun hangi ülkede işlendiğine ise iade talep edilen devlet karar verecektir. 5237 sayılı TCK’nın 8. maddesine göre “Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.” ve aynı Kanunun 9. maddesine göre “Türkiye’de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye’de yeniden yargılanır.”
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; Chalkida Üç Üyeli Sulh Ceza Mahkemesinin 03.09.2001 tarihli ilamına göre, ilgilinin 15.06.2001 tarihinde Yunan topraklarına girme hakkı bulunmayan on Irak vatandaşını İstanbul limanından alıp Yunanistan’a taşırken yakalandığı sabit kabul edilerek göçmen kaçakçılığı suçundan mahkum edildiği, söz konusu fiilin TCK’nın 8 ve 9. maddelerine göre Türkiye’de işlenmiş sayılacağı ve Türkiye’nin yargılama yetkisine gireceği, bu eylemin Ülkemizde de suç tarihi itibariyle 5682 sayılı Pasaport Kanununun 36. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, bu suçun anılan Kanunda öngörülen cezasının 1 aydan 2 seneye kadar hapis cezası olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesine göre zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla; Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin (SİDAS) 7/1 ve 10. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 18/ 1(d-e). maddesi hükmüne göre Türkiye’nin yargılama yetkisine giren ve dava zamanaşımına uğramış olan bir suç nedeniyle iadenin söz konusu olamayacağı gözetilmeden, iade talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- İade evrakları arasında, geri verilmesi istenen şahsın, tutuklanan Olexander Ostrovsky olduğunun tespiti için denetime imkân sağlayacak şekilde açık eşkali ve fotoğrafının bulundurulmaması,
b- Geri verilmesi istenen şahıs hakkında talep konusunda duruşma açılarak karar verilmesine karşın; duruşmada hazır bulunan geri verilmesi istenen şahsa son söz hakkı verilmeden hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 216/3. maddesine; hükmün başına “Türk Milleti adına” ibaresinin ve gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığının belirtilmemesi suretiyle CMK’nın 232/1 ve 232/2-d maddelerine muhalefet edilmesi,
c- Hükmün gerekçesinin tümüyle tutanağa geçirilmemesi karşısında, CMK’nın 232/3. maddesi uyarınca açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, geri verilmesi talep edilen müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre iadesi talep edilenin TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Case Contributor
Vahit Bıçak
View profile →